SerVilla Çalışmalarına Hız Kesmeden Devam Ediyor

SerVilla Çalışmalarına Hız Kesmeden Devam Ediyor

Türkiye’de yavaş yavaş yaygınlaşmaya başlayan ‘hafif çelik konstrüksiyon’ sistemi ile yapılan konutların üreticisi SerVilla çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Bir yandan Türkiye’de hafif çelik villa bilincini oturtmaya ve çelik villayı yaygınlaştırmaya çalışırken bir yandan da yurtdışında villa üretmeye devam ediyor.

Yarıştığı kulvarda ilk 5 arasında gösterilen SerVilla artık dünyanın birçok ülkesinde aranan bir marka olmuş. Biz de SerVilla’yı mercek altına aldık ve şirket ortaklarından Mimar İdris YAĞMAHAN Bey’i çalışma ofisinde ziyaret ettik. Çelik villa sistemleri ve inşaat sektörü hakkında güzel bir sohbet ettik. İşte sohbetimizin ayrıntıları:

İdris Bey öncelikle merhabalar. İlk olarak bize SerVilla’dan biraz bahseder misiniz?

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki SerVilla’nın uzmanlık alanı sadece çelik. Diğer inşaat kalemleri değil. Bu nedenle SerVilla olarak kulvarımızın en iyileri arasındayız.

Çelik yapılar 99 depreminden sonra gündeme gelmeye başladı. Ancak bizim ürettiğimiz bu sistem 50 yıldır Amerika’da kullanılıyor. Hatta bu nedenle bir dönem adları Amerikan evlerine çıkmıştı. Ancak altını önemle çizmek isterim ki çelik sistemle inşa edilen evler kesinlikle prefabrik evler değildir. Bunun asla karıştırılmaması gerekir.

Biz prefabrik ev değil çelik konstrüksiyon sistemle imal edilmiş villalar inşa ediyoruz. Çelik villa inşa ettiğini söyleyen birçok firma var ancak bu firmaların çoğu tam anlamıyla çelik villa inşa etmiyorlar. Çünkü çelik villa inşa etmek uzmanlık, tecrübe ve teknik bilgi ile donanım ister.

SerVilla Çalışmalarına Hız Kesmeden Devam Ediyor

Peki İdris Bey çelik villaların diğer betonarme villalara nazaran ne gibi avantajları var?

En önemli özelliği hafif olması. Bu sebeple binanızda yük olayı yok. Bu da ne demek? Örneğin depremde insanlar, binalar yıkıldı diye ölmediler. O ağır betonların, kirişlerin altında kalarak can verdiler. Bu anlamda bizim yaptığımız yapılarda kullandığımız malzemeler hafif olduğundan dolayı depremde binanız yıkılırsa ki yıkılma oranı yok, insanların altında kalacakları malzemeler hafif olacağı için ölüm riski yok denecek kadar az.

Örneklerle açıklayacak olursak normalde bir yapıyı ağır çelik ve betonla inşa ettiğiniz zaman 100 metrekarede 6-7 sadece betonarme için bir ağırlık oluyor. Bizim hafif çelik ile ürettiğimiz yapılarda ise bu rakam üçte bir oranında azalıyor ve 2 ton gibi bir ağırlık oluyor.

Bunun dışında diğer bir önemli özelliği de çok kısa sürelerde inşa edilmeleri. Bu hususu da rakamlarla örneklendirecek olursak 100 metrekarelik betonarme bir villa 6 ay gibi bir sürede inşa edilirken bizim sistemimizle subasmanından balkonuna, pencere doğramalarına kadar anahtar teslim 45 günde inşa ediliyor.

Deprem noktasında diğer bir özelliğimiz de internet sitemizde yer alan deprem simülasyon videosunda da görüldüğü gibi binaların 8.0 şiddetindeki depremlerde bile dimdik ayakta kalabilmeleri. Deprem sırasında eviniz beşik gibi sallansa bile binanız olduğu gibi ayakta kalacaktır. En fazla boya veya sıva ile giderilebilecek hasarlar oluşabilir.

Bunların dışında çevreye duyarlı bir sistemle inşa ediliyorlar. Bina yapılırken gerek fabrika da gerekse şantiye ortamında hiçbir şekilde atık oluşmuyor.

Bildiğim kadarıyla çelik villa sistemi Türkiye’de pek bilinen ve uygulanan bir sistem değil. İnsanlar henüz beton yapılar kadar sıcak bakamıyorlar çeliğe. Bu sebeple yaptığınız iş biraz riskli değil mi?

Aslında yavaş yavaş ısınmaya başladı Türk insanı çeliğe. Mesela Antalya’daki bir müşterim geldi ve bana dedi ki: ‘’Beni öldürseniz betonarme ev yaptırmam.’’ Bunun nedeni de sağlıklı bir araştırma ve çelik konstrüksiyonun betonarme sisteme oranla daha güvenli olmasının bilincinin oturması. Bizim öncelikli amacımız çelik villa satmak, bu işin ticaretini yapmak değil.

İlk etapta insanlara depreme dayanıklı yapıların var olduğu ve inşa edilebileceği bilincini aşılamak. Çünkü ülkemiz bir deprem ülkesi. Ülkemizde sık sık deprem oluyor. Binalar çöküyor. Altında insanlar can veriyor. Şimdi böyle bir durumda ilk amacınız para olamıyor. Bu sebepten dolayı yaptığımız iş bir risk gibi gözükse de bütün planlamalarımızı bunları önceden düşünerek yaptığımız için bizi çok büyük sıkıntılara sokmuyor.

Araştırdığım kadarıyla söylüyorum. İnşa ettiğiniz yapılar sadece villa tarzında. Çelik sistem yüksek yapılara uygulanmıyor mu? Uygulanmıyorsa neden uygulanmıyor? Uygulanıyorsa siz neden yüksek yapılar inşa etmiyorsunuz?

Şöyle söyleyeyim. Hafif çelik ile yapılan yapılar 2 kata kadar sorun çıkarmıyor. 2 buçuk kattan sonra yani 2 normal kat artı çatı katından sonra sistemin değiştirilmesi gerekiyor. Yani ağır çelikle hafif çeliği birleştiriyoruz. Hafif çelikle 6 katlı 8 katlı yapılar yapılmaz mı? Yapılır! Ancak ekonomik olmayacaktır. Şöyle ki, kat sayısı arttıkça kullanılan çeliğin miktarı da artacaktır. Bu da maliyeti otomatik olarak yükseltecektir. Bu nedenle biz hafif çelik sistem uygulayarak villa tarzı yapılar inşa etmeyi tercih ediyoruz.

Peki İdris Bey, biraz da yapım aşamalarından bahsedelim isterseniz. Olay nasıl başlıyor? Yapı ne gibi aşamalardan geçiyor?

Şimdi şöyle… İlk olarak müşteri bize ulaştıktan sonra müşterinin beklentisini analiz ediyoruz. Kaç metrekarelik bir villa düşünüyor, tek katlı mı yoksa dubleks mi istiyor, yoksa komşusuyla birlikte ikiz villa mı yaptırmak istiyor. Bunları öncelikle öğreniyoruz. Daha sonra müşterinin villa yaptırmak istediği arsa imarlı mı değil mi onu tespit ediyoruz.

İmarlıysa sorun yok eğer imarlı değilse arsa için müşteriden imar izni almasını talep ediyoruz. Bu işler hallolduktan sonra www.villamodelleri.com adresimizdeki modellerden müşterimizin kafasındaki metrekareye uyan ve istediği modelde olan bir villa varsa bu modelle ilgili detayları konuşmaya başlıyoruz. Şu da mümkün.

Oldu da müşteri bizim elimizdeki villa modellerini beğenmedi ve kendi kafasında tasarladığı bir model var. Biz müşterinin kafasındaki modelden de çalışmalarımıza devam edebiliyoruz. Müşterinin kafasındaki modeli projelendirip müşteriden de onay aldıktan sonra sözleşme yapıyoruz. Sözleşmenin akabinde imalat safhasına geçiyoruz.

Talep edilen ölçülere ve modele göre fabrikamızda binamızın çelik karkası hazırlanıyor. Daha sonra kullanılacak tüm malzeme tırlar ile bina nerede inşa edilecekse oraya naklediliyor. Fabrika süreci bir hafta, montaj süreci bir hafta olmak üzere binamız toplam iki haftada ayağa kaldırılıyor. Geriye kalan 4 haftada ise binanızın kaplamaları ve diğer detayları yapılıyor.

Fiyatlarınıza sadece bina mı dahil yoksa bunun yanında bahçe düzeni peyzaj v.s işler de dahil mi?

Bizim verdiğimiz fiyatların içinde peyzaj kalemleri yok. Ancak müşteri talep ettiği taktirde ekstra bir fiyat karşılığında peyzaj ekibimizi gönderip gereken işlemleri yapabiliyoruz. Ancak söylediğim gibi bizim müşterilerimize verdiğimiz fiyat peyzajı kapsamıyor. Peyzaj ekstraya giriyor.

Bazı firmalar şehir dışı imalatlarda işçinin konaklama ve beslenmesini müşteriye yıkıyorlar. Bu sizde de böyle mi?

Yok değil. Bizim verdiğimiz fiyatlara işçinin konaklaması yemesi içmesi dahil. Ancak sadece binanın çelik kısmının nakliyesini müşterimize bırakıyoruz. Bu da sadece İstanbul dışındaki imalatlarımızda oluyor. Nakliye hususunda da müşterinin cebinden 100 metrekarelik bir konut için 1500 TL civarında bir meblağ çıkıyor. Çelik dışında kalan malzemeleri ise olduğunca yerel tedarikçilerimizden temin etmeye çalışıyoruz.

Villaların fiyatları nedir peki? Sizden 100 metrekarelik anahtar teslim bir villa isteyen biri ne kadar parayı gözden çıkarmalı?

Mobilyanızı alın yerleşin şeklindeki fiyatlandırmayla müşterilerimiz 80-85 bin TL arasında bir parayı gözden çıkarmalıdırlar. Diğer firmalar gibi subasmanını siz yapın, boyasını siz yapın gibi ekstra rakamlar çıkarmıyoruz. Müşterilerimizden ricamız fiyat değerlendirmesi yaparken ceplerinden çıkacak net rakamı özellikle sorsunlar ki, daha sonradan farklı sonuçlar oluşmaısn.

Ödemelerde ne gibi kolaylıklar sağlıyorsunuz peki müşterilerinize?

Ödemeler noktasında normal çalışma prensibimiz şu: %30-40 arasında bir peşinat alıyoruz. Kalan miktarın %30’unu ileri kaba inşaat safhasında yani binanızı dıştan bitmiş şekilde gördüğünüz zaman alıyoruz. Kalan meblağı da anahtar teslim edildikten sonra alıyoruz. Bu normal çalışma sistemimiz. Bunun yanında müşteriye tabii ki kolaylıklar sağlıyoruz. Müşterilerimize anlaşmalı olduğumuz bankamızdan 60 aya kadar vadelendirilebilen kredi sağlayabiliyoruz.

İdris Bey, televizyonda, gazetelerde bazı haberler görüyoruz. 10 bin TL’ye villa yapıyoruz diye. Bunların doğruluk payı var mı?

Şöyle söyleyeyim ki bu tarz şeylerin adını ‘’10 bin TL’ye villa aldatmacası’’ olarak koymak lazım. Çünkü 10 bin TL’ye villa olmaz. Daha doğrusu ufacık kümes şeklinde bir ev olur. Öyle ki çok basit kaba bir hesap yapınca bile o fiyatlara doğru düzgün oturulabilir bir ev olamayacağını insanlar anlayacaktır.

Haberlerde gördüğümüz yapılarda yetkililerin kendi ifadelerini söylüyorum; şantiye konteynırlarının bir üst modeli şeklinde oluşturuluyor. Kaldı ki bu fiyatların içine ne subasman dahil ne seramikler ne de mutfak dolapları dahil. Yani sadece dıştan dört tane duvarı 10 bin TL’ye satıyorlar.

Merak ettiğim bir konu da hafif çelik sistemle inşa edilen villaların bakımı oluyor mu? Oluyorsa nasıl yapılıyor bu bakım?

Çeliğin karkas yani iskelet kısmında hiçbir şekilde bakım olayı yok. 300 yıl ömrü var. Çünkü paslanma olmuyor. Monte edilirken kaynak kesinlikle kullanılmadığı için eğrilme bükülme de olmuyor. Yapılar cıvata-somun yardımıyla ayağa kaldırılıyor.

Binanız da ihtiyaç duyacağınız tek bakım her binanın ihtiyaç duyduğu boya badana ve zamanla ortaya çıkabilecek ufak tefek bakımların yapılması yeterlidir.. Bunun dışında biz zaten müşterilerimize her türlü sorunda 5 yıl yerinde servis garantisi veriyoruz.

Peki İdris Bey villaları sipariş üzerine mi yapıyorsunuz yoksa birkaç tane villa yapıp bunları da satalım mantığıyla mı hareke ediyorsunuz?

Şimdilik müteahhitlik mantığıyla hareket ediyoruz. Yani aldığımız sipariş doğrultusunda villa yapıyoruz. Ancak şu sıralar gerek İstanbul’da gerekse doğu illerimizde arsa arayışlarımız var. Özellikle doğu da siteler şeklinde projelerimiz var. Fakat şimdilik siparişlerimiz doğrultusunda imalatlarımıza devam ediyoruz.

Hafif çelik sistemle inşa edilecek bir konut için temel kazmaya gerek duyuluyor mu yoksa villa zemine öylece oturtulup ayağa mı kaldırılıyor?
Bu hususta zeminin durumu önemli bir nokta. Bu nedenle öncelikle arsanın jeolojik etüdünün ortaya çıkarmış olduğu veriler çok önemli. Zaten son yasaların da çıkmasıyla jeolojik etüt yapılmadan bir yapı oluşturmanız imkansız. Zemin etüdü yapıldıktan sonra elde edilen verilere göre hareket etmek zorundayız. Eğer veriler bu arsadan hafriyat alınmalı diyorsa biz o arsadan hafriyatı alıyoruz. Ama yok hafriyat almaya gerek yok. Yapı zemin üzerine inşa edilebilir diyorsa veriler zaten hemen zeminin üzerine konutun inşasına başlanıyor.

İdris Bey inşaatı bir kenara atıp sizden bahsedelim biraz. Siz 2010 yılı içerisinde neler yaptınız? 2010 yılı sizin adınıza nasıl geçti. Küresel krizin etkileri sizi durdurdu mu?
Yani biraz şaşırtıcı olacak belki ama biz bu sene kriz nedir bilmedik. Şöyle ifade edeyim: ‘’Bizim asıl hedefimiz yurtiçiyken şu anda ağırlığımız yurtdışı oldu. Yani Kazakistan, Rusya, Gana, İran, Sudan, Almanya, Hollanda, Fransa imalat yaptığımız ülkelerden. Yani işlerimiz hız kesmeden devam ediyor.’’

Son olarak her röportajımda sorduğum soruyu size de yöneltmek istiyorum. Sizce şu zamanda inşaat sektörünün en büyük sorunu nedir?
Kalifiye insan… Yani günümüzde hala eline çekiç alan herkes ben ustayım diyor. Kalifiye işçimiz çok az, artı eleman yetiştiremiyoruz. Genç yaştaki arkadaşlarımız bir zamandan sonra başka sektörlere kayabiliyor. Yahut aldığı yarım yamalak bilgi ve tecrübesizlikle aynı sektörde bize rakip olabiliyor. Bu da kaliteyi düşürüyor haliyle. Kalite düşünce de büyük sorunlar baş göstermeye başlıyor.

İdris Bey bu güzel sohbetten ötürü çok teşekkür ediyorum size. Her şeyin sizin adınıza yolunda gitmesi dileğiyle iyi çalışmalar dilerim.

A.Semih ÇAVUŞLAR/Emlak Lobisi
http://www.emlaklobisi.com/Detay.aspx?HaberID=2267